Bundan yaklaşık 24 yıl önceydi. O dönemde sektörel tanınırlığı yüksek, itibarlı ve çalışanlar tarafından kariyer yapmak üzere tercih edilen bir kurumda çalışmaktaydım. İş arkadaşlarım ve yöneticilerimle iyi geçinmekte, genel olarak çalışma ortamından da memnundum. Ne var ki yaptığım iş bana uygun değildi. Ben insanlarla direkt iletişimde olmayı, yaratıcı yönümü kullanmayı severken, burada üstlendiğim görevde bütün günü çoğunlukla kendi başıma, bilgisayar karşısında, bir sürü evrak ve data arasında geçirmekteydim. Mutsuzdum ve her gün kendime “Ben neden burada çalışmayı kabul ettim ki?” diye sormaya başlamıştım. Sonunda bir gün karşıma çıkan ilk iş fırsatını değerlendirerek, uzun zamandan beri yolumu ayırmak istediğim bu kurumdan ayrıldım. Ne var ki, yeni işyerimde daha ilk ayımı tamamlamadan, aslında ne kadar büyük bir hata yaptığımı anladım.

Önceki kurum benim için doğru iş yeri, yanlış görevdi; oysaki yöneticilerimle konuşarak sorunumu halledebilirdim. Sonraki kurum ise tamamıyla yanlış işyeri ve yanlış görevdi. İşe başladıktan kısa bir süre sonra, seçimlerimi artık daha dikkatli yapmak üzere oradaki çalışmamı da sonlandırdım.

O günlerde neyi yanlış yaptığımı çok anlayamamıştım, ama bugün geriye dönüp baktığımda resim çok net!
İlk kurumda yeteneklerimi ve ilgi alanlarımı sorgulamadan sırf bir işim olsun diye görevi kabul etmiştim. İkincisinde ise, “kaçmak” için karşıma çıkan ilk iş fırsatını kabul ederek, hata yapmıştım.
İş hayatımda başımdan geçen bu iki olay, hayatımın sonraki dönemlerinde her şeye daha farklı bir pencereden bakarak karar vermemi sağladı.

Doğru karar vermek ile ilgili farklı öneriler veya yöntemler tavsiye eden pek çok kitap veya makaleler okuduğunuza inanıyorum. Ancak, bizzat yaşadığım olaylardan yaptığım çıkarımlar doğrultusunda, sizinle paylaşmak istediğim iki önemli kriter var.

1. HER ŞEYE EVET DEMEK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ

İçinde bulunduğumuz koşullar bazen bizi hiç düşünmeden hareket etmeye zorlarlar. Mesela, yoğun stres altındayken veya alternatifsiz bir durumda olduğumuzda, aldığımız teklifin veya karşımıza çıkan fırsatın bizim kişiliğimize, yapımıza, ilgi alanlarımıza veya becerimize uygun olup olmadığını irdelemeyiz. Sonuçların ne olabileceğini hiç düşünmeden, sırf günü kurtarmak için kabul ederiz.

Oysaki, hayatımızda neye Evet dediğimiz çok önemlidir!

Her kabul ediş, bir vazgeçiştir!

“Her kabul ediş, bir vazgeçiştir!” deyimini çok severim. Bir şeye Evet derken aslında neden vazgeçtiğimizi bilmemiz gerekir. Karar verme telaşıyla sanırım asıl atladığımız nokta işte burası: neden vazgeçtiğimiz!

Hayatta karşımıza çıkan fırsatları nasıl göründüklerine, bize vaat edilenlere, gerçekleştirmek için aslında hiç emek vermediğimiz hayallerimizi süslemelerine kanmadan, onları akl-ı selim bir şekilde kendi yaşam amacımızın ve değerlerimizin süzgecinden geçirirsek, kendimizi gereksiz zaman harcamaktan kurtarmış oluruz. Hayallerimizi hayata geçirmek ve hak ettiğimiz başarıya ulaşmak için sadece bir ömrümüzün olduğunu düşünürsek, sahip olduğumuz zamanı daha yapıcı ve verimli kullanmak doğru olmaz mı?

Benim örneğime geri dönersek; sırf bir işim olsun diye hemen önerilen görevi kabul etmeseydim, beni daha mutlu eden ve geliştiren, belki de daha kısa sürede kariyer yapmamı sağlayacak bir iş fırsatı ile karşılaşırdım. Kendi iç sesime daha çok kulak verseydim ve her şeyden önce kendimi daha iyi tanısaydım, benim için doğru olanı seçerek, ikinci büyük hatamı yapmazdım.

2. KAÇMAK YERİNE BİR HEDEFİNİZ OLSUN

Farkında mısınız bilmem, ama insanlar genellikle kendilerini büyüten bir amaç uğruna hareket etmek yerine, bir şeylerden sürekli kurtulmak isterler. Bunun nedeni amaç için emek vermenin zor, kaçmanın ise kolay olmasıdır.
İçinde bulunduğumuz şartları değiştirmeye çalışmak yerine, oradan “kaçmak” kısa vadede kolay ve pratik bir çözüm gibi görünebilir. Ancak bütün iş hayatım süresince şunu gördüm ki, hepimiz bir bütünün parçasıyız. Bulunduğumuz yer veya üstlendiğimiz görev bizi tanımlamıyor olabilir, ama bir şeyleri değiştirmek için işe önce kendi değişimimizle başlamamız gerek. Kendimize yapacağımız her yatırım ilk anda kurumu faydalandıracak gibi görünse de, aslında uzun vadede kariyerimize yansıyacaktır.

Kendimize yapacağımız her yatırım aslında kariyerimize yansıyacaktır.

İş hayatına atılan hemen hemen herkesin amacı aynı: para kazanmak ve kariyer yapmak. Bunlara ulaşmak için daha iyisini istemek son derece doğal, ne var ki bütün hareket planınıza anlam katacak olan şey nereye gittiğiniz değil, NEDEN gittiğinizdir?

Kendinize ne vaat ettiniz? Çalışacağınız kuruma ne katacaksınız? Sizi farklı kılan şey nedir? Güçlü yönleriniz neler? Hangi özelliklerinizi geliştirmeniz gerek? Kariyer basamaklarını çıkarken veya kendi işinizi büyütürken hedefiniz ve buna bağlı rotanız nedir?

Bütün bunları belirlemeden hangi kuruma giderseniz gidin, aradığınız tatmini bulmanız neredeyse imkansız olur. Kendinizi bir anda sürekli arayışta olan ve kariyerinde istediği doyuma ulaşamamış biri olarak bulabilirsiniz. Gitmek istediğiniz hedefi belirlemeden, sırf mevcut şartlardan kurtulmak için yapacağınız her kaçış sizi sadece hayal kırıklığına götürecektir. Tıpkı yıllar önce benim yaptığım kaçış gibi…

“Acaba dünyada, başkalarının tecrübelerinden istifade edecek kadar akıllı insan var mıdır?” diye sormuş Voltaire. Cevabını bilmiyorum, ama şunu biliyorum ki, insanlar yaşayarak kendi tecrübelerinden öğrenirler. Ancak başkalarının yaşam hikayelerinden de ders alırsak ve bizim için doğru olanları cebimize koyarsak, hayat denen bu yolu daha bilge ve daha donanımlı olarak yürüyebiliriz diye düşünüyorum.

Sizin yaşam tecrübenizden aldığınız dersler neler? Sizi neler zenginleştirdi? Benimle paylaştığınızda birlikte gelişebilir ve en güzeli, hayatlarımıza beraber değer katabiliriz.

3 Responses to DOĞRU KARAR VERMEK İÇİN 2 ÖNEMLİ YOL

  1. Muazzez Ağca dedi ki:

    Yine çok besleyici, düşündürücü bir yazı kaleme almışsın.Özellikle iş yaşamının başlarında olan profesyonellere ışık tuttuğun, ilham verdiğin için tebrik ediyorum, çok beğendim.
    Muazzez Ağca
    Executive Coach & Mentor

    • basarikocu dedi ki:

      Teşekkür ederim, senin gibi iş hayatında tecrübeli ve bilgili birinin görüşleri benim için çok önemli. Ayrıca birikimlerimizi iş hayatına yeni atılanlarla paylaşarak, onlara yol göstermemiz gerekli diye düşünüyorum. Umarım kendileri için gerekli bilgileri alarak profesyonel hayatlarında başarılı olurlar.

  2. […] arkasındaki NEDEN itici güç oluşturarak, sizi karşılaşacağınız güçlüklere rağmen başarmak için […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir