Hepimiz bilipretty-womannçli veya bilinçsiz olarak hayal kurarız, ama içimizden kaç kişi hayallerini ciddiye alarak, uğruna mücadele eder? Siz bugüne kadar kaç hayalinizi gerçekleştirdiniz veya kaçından gerçekçi olmak adına vazgeçtiniz?

Einstein’e göre ” Hayal kurmak, bilgiden daha değerlidir”. Günümüzün dünyasında her şeyi üç boyutlu görüp, genellikle sadece beş duyumuzu kullanarak yaşadığımız için Einstein’ın bu fikrine itiraz edenler olabilir. Ne de olsa çocukluğumuzdan beri bize hayal kurmanın kötü bir şey olduğu, başarılı olmak için gerçekçi olmamız gerektiği, yaratıcılığı hayalperestlikle karıştırarak, sadece gördüğümüz, duyduğumuz veya dokunabildiğimiz şeylere inanmamız öğretilmiştir.

Hayalden yoksun bilgi bizi pragmatik yaparak, çalışan sistemin bir dişlisi haline getirir, oysa hayal ile beslenmiş bilgi yaratıcılığımızı güçlendirerek hayatımızı daha verimli ve renkli kılar.

İnsan ruhu her zaman kendisi için daha iyisini düşler, ancak sadece güçlü inancı ve azmi olanlar hayallerini gerçekleştirmektedir. Zihinsel ve ruhsal donanımımız her ne kadar özünde yeterli olsa da, yetiştirilme tarzımız, sosyolojik eğitimimiz ve genel bilgimiz bizi zayıf ve hayallerimize karşı savunmasız bırakabilir. Böyle olunca da, hayalimiz bizden uzaklaşır ve zamanla Kafdağın ötesinde kalan, gerçekleşemeyen dilek olarak kalır.

Sizin de böyle yarım kalan hayalleriniz varsa, neden bahsettiğimi çok iyi bilirsiniz. Geri adım attığımızda her zaman bir gerekçe bularak, hayalimizden vazgeçmiş olmanın ezikliğini geçiştirmeye çalışırız. Halbuki, bizi neyin olumsuz etkilediğini bilirsek, durumumuzu tekrar gözden geçirip, ertelediğimiz hayallerimize kavuşmak için tekrar yola koyulabiliriz.

Engelleyen nedenler

Değişim korkusu

İçinde bulunduğumuz durum bizi her ne kadar mutsuz etse de, pek çok defa çözüm aramak yerine şikayet etmekle yetiniriz. Alışagelmiş düzen içinde kendimizi rahat hissederiz. Yenilikler ve değişimler beraberinde bilinmeyeni de getirdiği için bizi ürkütür, bu nedenle bildiğimiz ve yönetebildiğimiz ortamda kalmayı tercih ederiz. Kendimizi yeniliklere kapatıp, hayalimize kavuşmak için yapılması gereken değişiklikleri yapmaktansa, olduğumuz yerde kalarak, içinde bulunduğumuz durumla başa çıkmayı yeğleriz. Halbuki,

Hayatta istediğimiz her şey, zihinsel direncimizin zıt tarafında bulunmaktadır.

Bilinmeyenden korkmayı bırakarak, değişimi kabul ettiğimiz an, yeni ufuklara doğru yelken açtığımız andır.

Özveriler

Bize genellikle hayatın cömert olmadığı ve hayatta her isteğimizin olmayacağı öğretilmiştir. Bu nedenle hayallerimizi küçük tutarak, hayatta daha güvenli olmayı tercih ederiz. Büyük düşünmenin büyük hayal kırıklığı yaratacağını düşünerek, kolay hedefler seçeriz. Oysa kendi potansiyelimizi keşfetmemiz ve gelişmemiz için sınırlarımızı esnetmemiz gerek.

Her birimiz sınırsız bilgelikle donatıldık, bunun farkına varıp kendimize olan inancımızı tazelemeliyiz.

Hayallerimizi gerçekleştirememiş olmanın verdiği eziklik duygusunu, hayalimizdeki kişi olmak için gereken özelliklere sahip olma çabasıyla değiştirmeliyiz. Ancak o zaman hayatımıza bir anlam katmış, hayallerimizi gerçekleştirmiş oluruz.

Farklı olma korkusu

Toplumda kabul görme ve onaylanma ihtiyacımızdan dolayı, pek çok defa gerçek isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı yok sayarak yaşamayı tercih ederiz. Eleştirilme ve dışlanma korkusu o kadar ağır basar ki, mutsuz olma pahasına hayallerimizden vazgeçeriz.

Oysa, çoğunluğa uyma endişesinden sıyrıldığımız vakit, kendimiz oluruz. Bize özgün özelliklerimizi özgürce ifade ederek, hayalimizi gerçekleştirmemize yardımcı olacak özgüvenimizi ve yaratıcılığımızı güçlendiririz.

Başarısızlık korkusu

Başarısızlık korkusu da tıpkı farklı olma korkusu gibi, olduğumuz yerde kalmamıza ve muteşem fikirlerimizi kendimize saklamamıza neden olur. Bilgi ve becerilerimizi sorgulamamıza ve içimizdeki istekleri bastırarak, risk almadan yaşamayı tercih etmemize sebep olur.

Halbuki her başarısızlık yeni bir tecrübedir.

Başarısızlığa bakış açımızı değiştirerek sanal sorunlarımızı bertaraf edersek, tekrar denemek için her zaman güç ve cesaret bulabiliriz.

Israrcı ve dirençli olmamak

Kurduğumuz hayalin doğruluğuna inanmadığımızda veya kendimizi yeterli bulmadığımızda, kendimizi sabote etmeye başlarız. Bunu yaparken de haklı çıkmak için genellikle sudan sebepler bulur veya yapılması gereken işleri sürekli erteleriz. Hedefimize ulaşmak için sebatkar olmamızın gerektiğini içsel olarak bilsek de, hayalimizle ilgili girişimimizde ya sürekli fikir değiştiririz ya da mükemmeliyetçi davranarak yapılan her şeyi sorgularız.

Size Thomas Edison’u örnek vermek istiyorum; Edison’un elektrik ampulünü icat edene kadar 10.000 deney yaptığını biliyormuydunuz? Hedefine ulaşana kadar sebat edip, 9999 defa başarısız olmayı göğüsleyebilmiş. 9999’uncu başarısız denemesinde pes edip vazgeçmiş olsaydı, insanlık, bugüne kadar yapılmış önemli icatların birinden yoksun kalacaktı.

Edison gibi mucit olmak istemeyebilirsiniz, ama hayatınıza anlam katacak hayalinizi rafa kaldırmak yerine, onu gerçekleştirmek ve yaşam hikayenize farklı bir boyut kazandırmak için vakit gelmiş de geçiyor olabilir.

Sizin de gerçekleştirilmemiş hayalleriniz var ise, engelleyen neden yukarıdakilerden hangisidir? Sizi durduran şeyleri değiştirmek için ne yaptınız?

Tüm korku ve endişelerin üstesinden gelerek, gerçekleştirdiğiniz hayalleriniz var ise, bizimle paylaşın.
Birimizin başarısı, diğerimizin ilham kaynağı olabilir.

One Response to HAYALLERİNİ SENDEN UZAK TUTAN 5 NEDEN

  1. […] pek çok duyguyu ve konuyu işlemişler; aşk, nefret, inanç, sevgi, suçluluk, affetme, mutluluk, hayaller, savaş, barış, göç, fedakarlık, korku, cesaret, açlık, eşitsizlik, kadın veya erkek […]

VARLIK BİLİNCİYLE İNSAN OLMAK - Coach Me Global için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir